Sepetim 0 Toplam: 0,00 TL
Tarih Felsefesi Açısından İslam'da Mülk ve Hilafet (Prof. Dr. Şahin Uç

Tarih Felsefesi Açısından İslam'da Mülk ve Hilafet (Prof. Dr. Şahin Uçar)

Liste Fiyatı : 16,00TL
2564
364548
Tarih Felsefesi Açısından İslam'da Mülk ve Hilafet (Prof. Dr. Şahin Uçar)
Tarih Felsefesi Açısından İslam'da Mülk ve Hilafet (Prof. Dr. Şahin Uçar)
İ z Yayınları
16.00

Tarih Felsefesi Açısından İslam'da Mülk ve Hilafet (Prof. Dr. Şahin Uçar)
Medine'yi Yeniden Kurmak.


Peygamber (s.a.v.) vefatından önce herhangi bir meşru otorite veya müesseseyi vasiyet etmediği gibi kendisine bir halef de tayin etmemiştir. Kur'ân'ın ilâhî iradeyi ifade eden otoritesi bütün müslümanlara emanet edilmiştir. Gerekirse müslümanlar aralarından birini seçerek kendilerine siyasî lider yapabilirler. Nitekim hilafet müessesesi, Peygamber'in vefatından sonra ortaya çıkan bir zaruretin neticesi olarak vücuda gelmiştir.
~Peygamber kendi yerine, bir otorite olarak, sadece Kur'an'ı bırakıyor. Bir halife tayin etmiyor. Bir şûrâ veya başka bir müessese kurulmasını da vasiyet etmiyor. İlâhî hukuku tefsir ve tatbik etme selahiyeti ve hakkı, bütün müslümanların en tabiî hak ve vazifesi oluyor.
~Otorite cemaate müşterek bir miras olarak tevdî olunmak sûretiyle bir "şahs-ı manevî" haline gelmiştir. Bu vaziyet karşısında müslümanlar kendilerine bir halife seçiyorlar, ama halifeden de her müslüman gibi ilâhî kanuna riayet etmesi ve keyfî değil, müslümanların müşterek tasvibine uygun hareket etmesi bekleniyor.
Zira, siyasî kararların ilâhî hukuka uygun olup olmadığına karar verecek teokratik bir müessese yoktur ve ilâhî irade halifenin şahsında değil Kur'an'da tecessüm etmiştir...
(Arka KapaK Yazısı)

<  Kitap Bilgisi

Yayın Tarihi: 1996-12-31
ISBN : 9753551622
Baskı Sayısı : 1. Baskı
Dil : TÜRKÇE
Sayfa Sayısı : 182
Cilt Tipi : Karton Kapak
Kağıt Cinsi : Kitap Kağıdı
Boyut : 13 x 19,5 cm
  • Açıklama

    • Tarih Felsefesi Açısından İslam'da Mülk ve Hilafet (Prof. Dr. Şahin Uçar)
      Medine'yi Yeniden Kurmak.


      Peygamber (s.a.v.) vefatından önce herhangi bir meşru otorite veya müesseseyi vasiyet etmediği gibi kendisine bir halef de tayin etmemiştir. Kur'ân'ın ilâhî iradeyi ifade eden otoritesi bütün müslümanlara emanet edilmiştir. Gerekirse müslümanlar aralarından birini seçerek kendilerine siyasî lider yapabilirler. Nitekim hilafet müessesesi, Peygamber'in vefatından sonra ortaya çıkan bir zaruretin neticesi olarak vücuda gelmiştir.
      ~Peygamber kendi yerine, bir otorite olarak, sadece Kur'an'ı bırakıyor. Bir halife tayin etmiyor. Bir şûrâ veya başka bir müessese kurulmasını da vasiyet etmiyor. İlâhî hukuku tefsir ve tatbik etme selahiyeti ve hakkı, bütün müslümanların en tabiî hak ve vazifesi oluyor.
      ~Otorite cemaate müşterek bir miras olarak tevdî olunmak sûretiyle bir "şahs-ı manevî" haline gelmiştir. Bu vaziyet karşısında müslümanlar kendilerine bir halife seçiyorlar, ama halifeden de her müslüman gibi ilâhî kanuna riayet etmesi ve keyfî değil, müslümanların müşterek tasvibine uygun hareket etmesi bekleniyor.
      Zira, siyasî kararların ilâhî hukuka uygun olup olmadığına karar verecek teokratik bir müessese yoktur ve ilâhî irade halifenin şahsında değil Kur'an'da tecessüm etmiştir...
      (Arka KapaK Yazısı)

      <  Kitap Bilgisi

      Yayın Tarihi: 1996-12-31
      ISBN : 9753551622
      Baskı Sayısı : 1. Baskı
      Dil : TÜRKÇE
      Sayfa Sayısı : 182
      Cilt Tipi : Karton Kapak
      Kağıt Cinsi : Kitap Kağıdı
      Boyut : 13 x 19,5 cm
      Stok Kodu
      :
      2564
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat